ÇOCUK TESLİMİNE VE ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASINA İLİŞKİN İLAMLARIN İCRASI VE ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARI
Öğrenci, Kırıkkale Üniversitesi
Hukuk Fakültesi, Eposta:240401098@kku.edu.tr
ÖZET
Çocuğun üstün yararına ve çocuk teslimine, çocukla
kişisel ilişki kurulmasına ilişkin ilamların icrası hususunda 7343 sayılı kanun ile hem İcra İflas
Kanunu'nda hem de Çocuk Koruma Kanunu'nda önemli değişiklikler yapılmıştır. Çocuk koruma kanununda yapılan düzenlemeler
ile icra iflas kanunu kapsamında var olan sistemden yeni sisteme geçilmiştir.
Yeni sistemde, çocuğun üstün yararını merkeze alan bir sistem olan Adli Destek
ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri kurulmuş, süreç bu müdürlükler tarafından
yürütülmeye başlamış, icra dairelerinin sürece katılmasına son verilmiştir.
Getirilen düzenlemelerden biri de çocuk koruma kanununa
eklenen 41/f maddesidir. İlgili maddede çocuk teslimine ve çocukla kişisel
ilişki kurulmasına dair ilam ve icraların uygulanmasına engel olanlara
uygulanacak olan yaptırımı ve hangi yolun izleneceğini düzenlenmiştir. Çocuk tesliminin yükümlünün ikamet ettiği
adresten alınması uygulamasına son
verilmiş, teslim mekanlarının özel olarak belirlenip seçilmesi ve masrafların Adalet bakanlığı
bütçesinden karşılanması (avukatlık ücreti hariç) önemli yenilikler
arasındadır. Çocuk teslimi ve kişisel
ilişki kurulması sürecinde uzmanlar (psikolog,pedagog,sosyal çalışmacı) görev
alacak ve bu uzmanların ücretleri de merkezi sistemden karşılanarak, bir tarife
belirlenmiş olup uygulamadaki eşitsizliğin önüne geçilmiştir.
Ancak, yeni sistemin artılarının yanında negatif yönleri
de mevcuttur. Zor kullanma yetkisinin eski sistemde olduğu gibi devam etmesi,
çocukla kişisel ilişki kurulması sürecinde müdürlüğün başvurusu üzerine mahkeme
tarafından danışmalık tedbiri uygulamasının çocuk teslimi için öngörülmemiş
olması eleştiri konusu olmaktadır. Aynı zamanda çocuk teslimi ve çocukla
kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların yerine getirilmesi ilişkin işlemlere
karşı itiraz ve şikayet mekanizmalarına yönelik düzenlemelerdeki belirsizlikler
bulunmaktadır.
Sonuç olarak, 7343 sayılı kanunla getirilen değişiklik,
çocuğu bir eşya gibi gören eski sistemden, çocuğun üstün yararını gözeten ve
psikolojik durumunu korumayı amaçlayan, işin uzmanı odaklı ve daha insani
modele geçişi desteklemektedir. Uygulamanın etkinliği ve yararı, bu yeni
kurumların kapasitesi, uzmanların niteliği ve çocuğun üstün yararının her
aşamada özenle gözetilmesine bağlı olacaktır.
Anahtar Kelimeler: Çocuğun üstün yararı,Çocuk
koruma,Çocukla kişisel ilişki kurma,İcra iflas kanunu,Çocuk teslimi
THE ENFORCEMENT OF JUDGMENTS
CONCERNING CHILD CUSTODY AND THE ESTABLISHMENT OF PERSONAL RELATIONS WITH THE
CHILD, AND THE BEST INTERESTS OF THE CHILD
ABSTRACT
Significant amendments have been introduced by Law No.
7343 both to the Enforcement and Bankruptcy Law and to the Child Protection Law
regarding the execution of judgments on the best interests of the child, child
custody, and the establishment of personal relations with the child. Through
the amendments made to the Child Protection Law, the system previously
regulated under the Enforcement and Bankruptcy Law has been replaced with a new
framework. Under this new system, Judicial Support and Victim Services
Directorates have been established, placing the best interests of the child at
the center of the process. The proceedings are now carried out by these
directorates, and enforcement offices no longer take part in the process.
One of the amendments introduced is Article 41/f added to
the Child Protection Law. This article regulates the sanction and procedure to
be applied to those who obstruct the enforcement of court rulings and
executions concerning child custody and the establishment of personal relations
with the child. The practice of collecting the child from the residence of the
obligated party has been abolished, and instead, designated delivery centers
have been specially determined, with the related expenses (excluding attorney’s
fees) covered by the budget of the Ministry of Justice—an important innovation.
During the process of child delivery and the establishment of personal
relations, experts (psychologists, pedagogues, social workers) will be
involved, and their fees will also be covered through a central system under a
fixed tariff, thereby preventing inequalities in practice.
However, alongside the advantages of the new system,
there are also negative aspects. The continuation of the authority to use
force, as in the previous system, has been subject to criticism. Moreover,
unlike in the process of establishing personal contact with the child, the
application of counseling measures by the court upon the request of the
directorate has not been envisaged for child custody enforcement. At the same
time, there are uncertainties in the regulations concerning the mechanisms of
objection and complaint regarding the execution of judgments on child custody
and the establishment of personal relations with the child.
In conclusion, the amendment introduced by Law No. 7343
supports a transition from the old system—which treated the child as an
object—to a more humane model that prioritizes the best interests of the child,
aims to protect the child’s psychological well-being, and relies on the
expertise of professionals. The effectiveness and benefits of the new practice
will depend on the capacity of these new institutions, the qualifications of
the experts, and the careful consideration of the child’s best interests at every
stage.
Keywords: The best interests of the child, Child
protection, Personal relations with the child, Enforcement and Bankruptcy Law,
Child custody.
1-ÇOCUK TESLİMİ VE ÇOCUKLA KİŞİSEL
İLİŞKİ KURULMASINA DAİR TEMEL KAVRAMLAR
A-Çocuk Kavramı: Çocuk denince ne
anlaşılması gerektiği ile ilgili gerek uluslararası hukukta gerekse iç
mevzuatta belli başlı düzenlemeler bulunmaktadır.Bununla ilgili uluslararası
alanda ÇHS m.1'e göre “bu sözleşme uyarınca çocuğa
uygulanabilecek olan kanuna göre
daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, onsekiz yaşına kadar her insan çocuk
sayılır”.İç hukukta ise,Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 11’de ise, “erginlik on
sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar” düzenlemesi yer almaktadır. ÇKK m. 3’deyse
“çocuk, daha erken yaşta ergin olsa bile, on sekiz
yaşını
doldurmamış kişi” olarak tanımlanmaktadır.Çocuk kavramı ile ilgili daha birçok
düzenleme olmasına rağmen genel itibarıyla çocuk bu şekilde tanımlanmaktadır.Yani kısaca, 18
yaşını doldurmamış her birey çocuktur diyebiliriz.
B-Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel
İlişki Kurulması Kavramı: Bu kavramları izah etmeden önce yükümlü kavramını
açıklamakta fayda vardır zira bu kavramlar yükümlü kelimesi ile birlikte ele
alınacaktır.Yükümlü, Çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair
ilam veya tedbir kararı gereğince çocuğu teslim etmesi gereken kişiyi ifade
eder.Çocuk teslimi, velayete ilişkin verilen ilam veya tedbir kararın
neticesinde çocuğun yükümlüden hak sahibine verilmesi sürecini ifade
eder.Yönetmelik madde 4'te ise çocuk teslimi Velayete ilişkin verilen ilam veya
tedbir kararına istinaden süreklilik arz etmeyen çocuğun yükümlüden alınarak
hak sahibine verilmesi sürecini ifade etmektedir şeklinde
düzenlenmiştir.Çocukla kişisel ilişki kurulması kavramı, velayeti kendisine
verilmeyen anne ya da babanın mahkemece belirlenen gün ve saatte sınırlı bir
görüşme ve ilişkiyi kapsar 3 kişilerde sınırlı da olsa çocukla görüşebilir.Yine
yönetmelik m.4'te, kişisel ilişki, “ilâm veya tedbir kararına istinaden
velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan anne ve babanın ya da
diğer kişilerin çocukla sınırlı bir süre görüşmesi veya birlikte kalması
sürecini”ifade edilerek tanımlanmıştır.
C-Çocuğun Üstün Yararı:Çocuğun
üstünü yararı mahkemelerin ve yargıtayın uyuşmazlıklarda esas aldığı
noktadır.Bu durum milletlerarası hukukta da böyledir nitekim ÇHS m. 3'te
“kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları,
mahkemeler,
idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve
çocukları
ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir”.İç hukukta
ise anayasa madde 41'de devletin çocukları koruması hususunda devlete görev
yüklemiştir. Bu durum devletin devamlılığı açısından önem arz eden aile
kurumunu da yakından ilgilendirmektedir.Zira insan olmazsa devlet oluşumu da
söz konusu olmayacaktır.
Ülkemizde çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair
ilamların icrası 7343 sayılı kanunla yeni bir boyut kazanmıştır. 7343 sayılı
yasadan önce çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların icrası icra
iflas kanunu aracıyla uygulanıyordu.Çocuk teslimi icra dairesi tarafından
gerçekleştiriliyor, aynı zamanda çocuk teslimi polisler ve icra memuru
aracılığıyla yerine getiriliyordu.Bu durum çoğu zaman çocuğun psikolojik durumu
üzerinde kötü bir etki bırakmaktaydı.Bu süreç boyunca masraflarını kim
tarafından karşılanacağı sorun teşkil ediyor, Yargıtayın konuya ilişkin farklı
yönde kararları mevcuttu.Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına
ilişkin tedbir kararı ise hukuk mahkemeleri kanunu madde 393 kapsamında ifa
ediliyordu.Tüm bu sorunlardan sonra 7343 sayılı kanun kabul edilmiş İcra İflas
Kanunu'ndaki çocuk teslim ile ilgili maddeler kaldırılmıştır artık çocuk
teslimi ile ilgili kararlar çocuk koruma kanunu hükümlerine tabi olmuştur çocuk
teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair kararların ifa edilmesinde
artık icra daireleri değil Adalet bakanlığına bağlı adli destek ve mağdur
hizmetleri müdürlüğü yetkili kılınmıştır.
KAYNAKÇA
Birleşmiş
Milletler çocuk hakları sözleşmesi (m.1)
1982
anayasası(m.41)
Türk
Medeni kanunu( m.11)
Çocuk
koruma kanunu
Çocuk
teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin ilam ve tedbir
kararlarının yerine getirilmesine dair yönetmelik